Yeni Ekonomi Programı: Büyüme ve İstihdam Yönünden Bir İnceleme

0
321

Geçen sefer ki yazımda Yeni Ekonomi Program’ını(YEP) dış ticaret açısından değerlendirmiştim. Bu yazımda ise daha geniş bir çerçeveden, tüm ekonomi açısından incelemeye çalışacağım.

 

Öncelikle “Türk Lirası ile cari fiyatlarla GSYİH” kalemine baktığımızda; GSYİH’nın istisnasız her yıl arttığı görülmektedir. GSYİH Büyümesi kalemi de, Türk Lirası cinsinden olarak hesaplanmıştır. Büyüme rakamının 2019 yılı dahil olmak üzere azaldığı fakat hiçbir dönemde negatif olarak gerçekleşmeyeceği öngörülmüştür. “ABD Doları ile cari fiyatlarla GSYİH” kalemine baktığımızda ise karşımıza bambaşka bir durum çıkmaktadır. 2018 yılında Türkiye ekonomisinin dolar bazında küçüleceği ön görülmektedir. Bu durumun nedeni olarak artan döviz kurları ve yavaşlayan ekonomik büyüme gösterilebilir.

Büyümenin kaynaklarını incelemek gerekirse; hem “Toplam Tüketim” hem de “Toplam Sabit Sermaye Yatırımları” Kalemlerinde, hem kamu sektöründe hem de özel sektörde 2019 yılına kadar azalışlar ön görülmektedir. Açıklanan programda yapılmaya başlanmamış olan yüksek maliyetli kamu yatırımlarının erteleneceği belirtilmiştir. Kamu sektörünün toplam sabit yatırımlarında görülecek azalışlar bu şekilde açıklanabilir. Kamu sektörünün toplam tüketim kaleminin ise 2017 yılında 1,5 iken 2018 yılında 3,5’e çıkacağı; buna paralel olarak kamu sektörünün “Toplam Tasarruf/GSYİH” kaleminin azalacağı ön görüsü tutarlı gözükmektedir. Buradan anlaşılıyor ki; Kamu kesimi büyük altyapı yatırımlarından vazgeçecek bunun yerine tüketimini arttıracaktır.

Programa göre özel kesimin; tüketim ve yatırımları azalacak, tasarrufları ise artacaktır. Bu ön görü, kendi içerisinde tutarlı görülmektedir. Fakat özel sektörün aldığı kararların döviz kuru, siyasi ve politik meseleler vb. birçok etkenden etkilendiğini de göz önünde bulundurmak gerekmektedir.

“Toplam Nihai Yurtiçi Talep” kalemindeki 2019 yılı dahil olmak üzere azalışlar ön görülmüştür. Bu da bize gösteriyor ki; bir süredir iç talep ağırlıklı olarak gerçekleşen büyümenin artık bu kalemin azalışına bağlı olarak azalacaktır.

İstihdam cephesinden bakmak gerekirse; 2017 yılında yüzde 7,4 büyüyen Türkiye ekonomisinin, 2018 itibariyle yüzde 3,8 gibi neredeyse bir önceki büyümenin yarısı kadar büyüyeceği tahmin edilmiştir. Buna rağmen, işsizlik oranı en yüksek 12,1 olarak tahmin edilmiştir. Nüfus artışının da olacağı düşünülecek olursa bu hedefin gerçekleşmesinin zor olduğu söylenebilir. Zaten bir çok ekonomist tarafından da işsizlik tahmininin zayıf kaldığı belirtilmiştir.

SONUÇ; Büyüme açısından bakıldığında tahminlerin tutarsız olmadığı hatta 2018 yılında büyümenin azalacağı tahminin programa gerçekçilik kattığı söylenebilir. Daha sonraki yıllar hakkında yapılan tahminler ise özellikle düşük varsayılan döviz kuru ve işsizlik oranı tahminleri nedeniyle eleştirilmiştir.

 

Cevap Ver

Yorumunuzu yazınız!
adınızı yazın