Ekonomistler; ülkeler neden ticaret yapar, ülkelere nasıl bir fayda sağlar veya hangi malları ithal edip hangilerini ihraç etmeli gibi soruların cevabını ararken çeşitli teoriler üretilmiştir.

Uluslararası İktisat dersi veya İktisat tarihi derslerinde bu iki teoriyi çokça duymuşsunuzdur. Bu yazımda bu iki teoriden bahsedeceğim. Yazıma başlamadan önce Uluslararası Ticaret Teorisinin varsayımlarını madde madde yazacağım ve teorileri bu maddeler üzerinden değerlendireceğiz:

    • İki ülke, iki mal ve her iki ülkede üretim yapıyor.
    • Mallar homojen
    • Para yok, değiş-tokuş ekonomisi söz konusu
    • Devlet müdahalesi yok
    • İşgücü ülke içerisinde tam hareketli ancak ülkeler arasında tam hareketsiz
    • Ekonomi tam çalışma durumunda
    • Taşıma-nakliye giderleri 0 (sıfır)

Mutlak Üstünlük Teorisi – Adam Smith 1776

Uluslararası ticaret ilk defa Adam Smith’in yazdığı “Milletlerin Zenginliği” adlı eserinde bilimsel olarak ele alınmıştır. Teorinin adından da belli olacağı gibi ülkeler birbiriyle ticaret yaparken birbirlerine karşı üretiminde üstün oldukları ürünlere yoğunlaşmalı ve bu alanda uzmanlaşarak maliyetleri düşürüp karşılıklı ticaret yapmalarını savunmuştur. Örnekle açıklayalım:

 Tablo 1: Mutlak Üstünlük Teorisi

ÜLKE A MALI B MALI
AMERİKA 40 BR 60 BR
KANADA 70 BR 15 BR

 

Tablo 1’de; Amerika A malından 40 birim B malından 60 birim üretirken, Kanada A malından 70 birim B malından ise 15 birim üretmektedir. Mutlak üstünlük teorisine göre; Amerika B malının üretiminde uzmanlaşmalı ve B malını Kanada’ya ihraç etmeli. Kanada ise A malında uzmanlaşmalı ve Amerika’ya bu malı ihraç etmelidir. Birbirlerine karşı olan bu üstünlükleri sayesinde adeta bir “kazan-kazan” modeli oluşmaktadır.

Ancak bu teorinin bir eksikliği vardır. Ülkelerin birbirlerine karşı üretiminde üstün oldukları bir mala sahip olmaları gerekir. Peki Amerika, Kanada’ya her iki malın üretiminde üstünlük sağlıyorsa ülkeler kendi aralarında ticaret yapamazlar mı? İşte tam bu noktada David Ricardo’nun “Karşılatırmalı Üstünlük Teorisi” ortaya çıkıyor.

Karşılaştırmalı Üstünlük Teorisi – David Ricardo 1817

David Ricardo’nun ortaya attığı bu teorinin vurguladığı oransal olarak üstünlüktür. Yani iki ülkenin de birbirlerine karşı mutlaka bir üründe üstün olmasına gerek yok. Eğer bir ülke, kendi ürettiği iki mal arasında oransal olarak hangisinde daha üstün ise o malın üretiminde uzmanlaşmalı ve bu malı ihraç etmeli.

Tablo 2: Karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi

ÜLKE A MALI B MALI
FRANSA 10 BR 15 BR
İTALYA 40 BR 30 BR

 

Tablo 2’ye baktığımız zaman; İtalya’nın her iki malda da Fransa’ya karşı üstünlüğü bulunmakta. Adam Smith’in teorisine (Mutlak Üstünlük Teorisi) göre bu iki ülke ticaret yapamaz. Ancak David Ricardo’ya göre ise bu iki ülke ticaret yapabilir. Şöyle ki; İtalya A malında 4 kat, B malında ise 2 kat üstünlüğe sahiptir. Bu durumda İtalya A malının üretiminde uzmanlaşmalı Fransa ise B malının üretiminde uzmanlaşmalı.

Karşılaştırmalı üstünlük teorisine göre, ticaretin iki ülke için kârlı olması için: uluslararası fiyat oranının iki ülke iç fiyat oranı arasında olmalıdır. İç fiyatlara bakacak olursak;

Fransa’da:       1 Br A malı = 1.5 Br B malı

İtalya’da:         1 Br A malı = 0.75 Br B malı

Yani Fransa A malında uzmanlaşmaya gitse üreteceği her A malı için 1.5 br B malından vazgeçmiş olacak. Bu mantıklı bir hareket olmayacaktır. Bu yüzden B malında uzmanlaşmalı ve üreteceği her 1.5 br B malı için 1 br A malından vazgeçerek kârını maksimize etmelidir. Aynı durum İtalya için de geçerlidir. Üreteceği her A malı için 0.75 br B malından vazgeçmek daha mantıklı bir karar olacaktır.

Bu iki teori uluslararası iktisadın iki temel modellerinden birisidir. Ancak bu modellerin de kendilerince eksiklikleri vardır. Geçerliliklerinin olabilmesi için çeşitli şartların sağlanması gereklidir. Adı üstünde zaten “teori” dir. Geçerlilik alanları hakkında ya da eksikliklerinden bahsetmeyeceğim merak edenler bu teoriler hakkında daha detaylı araştırma yapabilirler.

Cevap Ver

Yorumunuzu yazınız!
adınızı yazın