Joseph Alois Schumpeter (1883-1950)

0
56

Özet

Bu çalışma içerisinde Joseph Alois Schumpeter’ın ekonomi bilimine katkıları çağdaş iktisadi düşünce tarihi açısından değerlendirilmiş, hayatı boyunca ortaya koyduğu teori ve bilimsel akademik görüşlerinin günümüz iktisat dünyası ile ilişkisi arasında bir değerlendirme yapılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Schumpeter, Girişimci, Yenilikçi

Giriş

20. yy’ın ilk yarısının en ünlü ikinci iktisatçısı olarak kabul edilen Joseph Alois Schumpeter, dönemi itibariyle ortaya çıkan “1929 Büyük Buhran” itibariyle ekonomi bilimi açısından şansız bir döneme denk gelmiştir. Çünkü krizin atlatılmasına çare bulan J.M. Keynes bir adım önde görünse de Schumpeter‘ın çalışmaları 20. yy başlarından günümüze ulaşmış ve teorilerinin geçerliliği halen devam etmektedir.

Bu çalışma onun hayatı ve teorileri hakkında bir değerlendirmedir. Çalışma yedi alt bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde Joseph Alois Schumpeter’ın hayatı üçüncü bölümünde Konjüktür (İş Çevrimi) Teorisi, dördüncü bölümünde Girişimci Teorisi, beşinci bölümünde Yenilik Teorisi, altıncı bölümünde Yaratıcı Yıkım ve Kapitalizm Teorisi hakkında genel bilgiler verilmiş olup yedinci bölümünde ise sonuç çıkartılmıştır.

Hayatı

20.yy ‘in önemli iktisatçılarından birisi olarak kabul edilen J.A.Schumpeter ’in doğumu aynı zamanda Keynes ‘in doğum yılı olarak tarihe geçmiştir. 1883 yılının bir başka önemi ise Karl Marx ‘in ölüm yılıdır. Avusturya ‘in Moravia’ya eyaletinde dünyaya gelen Schumpeter dört yaşında babasını kaybeder ve on yaşına kadar annesiyle birlikte yaşamını Graz şehrinde devam eder. Annesinin yeniden evlenmesiyle birlikte Schumpeter için gençliğinin belirli bir dönemini eski Viyana aristokratları arasında geçirmek zorunda kalması demektir (Demir, 1995:3-4).

Schumpeter 1901 yılında Viyana Üniversitesi Hukuk Fakültesine kayıt yaptırır. Burada okurken Wieser, Carl Menger, Philippovich ve Böhm-Bawerk’den dersler alır. 1906’da hukuk doktoru derecesini aldıktan sonra, bir yaz dönemi London School of Economics’de araştırma öğrencisi olarak çalışır (Demir, 1995:4).

1909’da Czemowitz’de yardımcı profesör olur. İki yıl sonra da 1919 yılına kadar profesörlük yapacağı Graz’da göreve başlar. Fakültede tam gün çalışan en genç profesördür. Ondan başka iktisatçı da yoktur. O zamanlar iktisat, Hukuk Fakültesinde okutulmaktaydı. Müfredata iktisat koyar ve iktisadın tüm alanlarını içeren yoğun bir program geliştirir. 1911 yılı aynı zamanda onun meşhur “The Theory of Economic Development” adlı eserini yazdığı yıldır (Demir, 1995:4).

1918’de bir müddet Alman kamulaştırma komisyonunda çalışır. Daha Avusturya-Macaristan monarşisi çözülmeden yazdığı “The Crises of Tax State” isimli çalışmasında savaş sonrası karşılaşılacak sorunları sezer ve siyasal yetersizliğin ülkenin iktisadi sorunlarına getirilecek muhtemel çözümleri geçersiz kılacağı öngörüsünde bulunur. Bu yaklaşımlarından dolayı altı ay gibi kısa bir süre içinde Maliye Bakanlığı görevini sürdüren Schumpeter monarşinin çöküşünden sonra görevden alınır (Demir, 1995:4).

Bakanlıktan ayrıldıktan iki yıl sonra, Viyana’nın saygın bankalarından birisi olan Biederman Bank’a müdür olur. İktisadi görüşlerine paralel bir şekilde kişisel yatırımlara oldukça yüksek meblağlarda yatırım kredisi verebilmek için büyük kolaylıklar sağlar (Demir, 1995:5).

Schumpeter ‘in evlilik hayatı biraz çalkantılı olsa da ilginç bir özel yaşamı vardır. 1907 yılında İngiliz kilisesinde önemli bir din adamının kızıyla evlenen Schumpeter ’in evliliği sadece birkaç ay sürmüştür. 1925 yılında Avusturya‘in fakir ailelerinden bir kızla ikinci evliğini yapan Schumpeter’ in bu evliliği de pek uzun sürmemiştir. Çünkü aynı yıl annesini ve doğum yapan eşiyle beraber çocuğunu kaybetmiştir. Bu durum sonrasında ruhsal bir çöküntü geçiren Schumpeter ailesini “die Hasen” (canlarım) olarak anmaktadır. Nitekim 1948 yılında Amerikan Ekonomi Birliği’nin başkanlığına seçildiğinde oldukça ilgi çeken konuşmasına “Hasen, beni desteklediğiniz için çok teşekkürler…” diye başlaması onun annesi ve eşine bağlılığını göstermesi bakımından son derece ilginçtir (Demir, 1995:5).

Hitler’in iktidara gelmesinden kısa bir süre önce Harvard’a gider. Orada 1937 yılında üçüncü evliliğini yapar ve 1932’den ölümüne kadar olan süre içinde de Harvard Üniversitesi’nde profesör olarak çalışmalarını sürdürür. Amerika doğumlu olmadığı halde “Amerikan Ekonomi Birliği” başkanlığına seçilen tek kişi olmak gibi bir ayrıcalığa da sahiptir. Ocak 1950’de, Keynes’in ölümünden dört yıl sonra ölür (Demir, 1995:6).

Konjüktür (İş Çevrimi) Teorisi

Konjüktür, bir ekonomide belirli zaman içerisinde reel iş faaliyetlerinde ortaya çıkan değişimleri ifade eder. Konjüktür bölümleri dörde ayrılır. Bunlar; canlanma, zirve, daralma ve diptir. Schumpeter ‘in ortaya attığı “İş çevrimi” çalışması ise bu dönemleri canlanma, durgunluk, gerileme ve yeniden canlanma safhalarından oluşmaktadır (Dolanay, 2009:2).

Kapitalist sistemi, istatistiki veriler ile analiz eden Schumpeter, Keynes ile birlikte makro iktisadın gelişmesinde katkıda bulunmuş ve ulusların rekabet sürecine yeni bir ivme kazandırmıştır. Schumpeter ‘in ABD, İngiltere ve Almanya ülkelerini kullanarak yaptığı analiz kapitalist sistemin değişimini ifade etmekteydi.

Bu çalışma 1787-1938 yılları arasını kapsamaktadır. Konjüktürel dalgalanmalar üç evre şeklinde ortalama elli yıl içerisinde değişkenlik gösterip sırasıyla canlanma, durgunluk, bulanım ve yeniden canlanma olarak birbirini takip etmiştir.

İş çevrimi teorisi Schumpeter ’den önce de analizlere dahil edilmiş farklı ifadeler içeren düşünürlerin yazılarının başlıcaları şunlardır;

– Sabit sermaye ile üretimin oranında konjüktürel dalgalanmaların olmasıdır (Tugan-Baranowsky).

– Konjüktür teorisinin canlanma aşamasında yatırım tasarrufu, bulanım aşamasında ise tasaruflar yatırımı aşmaktadır (Tugan-Baranowsky, Wicksell).

– Sermayenin marjinal etkinliğinin faiz oranından büyük olması durumunda yatırım oranları artmaktadır (Wicksell).

– Hızlı nüfus artışı, doğal kaynakların artması ve teknik ilerlemenin hızlanması yatırım imkanlarının artmasına neden olur (Spiethoff).

– Sermayesini sabit tutan bir ülke, üretimini arttırma ve amacını gerçekleştirme arasında deneyim kazanmaktadır (Aftalion).

– Bir toplum eğer yatırım faaliyetlerine yeniliklere dahil ederse daima gelişme katetmektedir (Schumpeter).

Girişimci Teorisi

Girişimci, üretim faktörlerini (emek, sermaye, doğal kaynaklar) kullanarak bir üretim faaliyetinde gerekli yatırımların yapılmasını sağlayan kişidir. Üretimin sağlanması sonucunda diğer üretim faktörleri gibi milli gelirden ‘Kar’ adı altında pay almaktadır.

20. yy içerisinde önemli bir yeri olan girişimci sıfatı günümüzde ise büyük önem kazanmaktadır. Küresel rekabet, sınırsız sermaye hareketinin olması, tarife uygulamalarının WTO ile birlikte azalması, ucuz iş gücü ve uluslararası ulaşım imkânlarının hızlanmasıyla birlikte yeni fikirlerin ortaya çıkması sonucunda gerek yurtiçi gerekse yurtdışı yatırımlarında girişimci sıfatı popüler hale gelmektedir.

Schumpeter‘e göre ekonomik büyümenin ve gelişmenin lokomotifi girişimcilerdir. Tıpkı Keynes‘in söylediği gibi efektif talep yaratan tüketiciler değil yenilikçi işletme sahipleri ve girişimcilerdir.

Girişimciler ekonomik dalgalanmaları sürekli kontrol etmekte, yenilikleri ortaya çıkaran, belirsizlikleri iyi analiz edip yatırımın şekillenmesine yön veren kişilerdir. Schumpeter ’e göre üretim sonucu kazancın ölçülmesi verimlilikle ortaya çıkabileceği gibi yaratıcılığında dikkate alınması gereklidir. Üretim faktörleri olan sermaye, makine, teçhizat, toprak gibi faktörlerin verimliği istatistikî olarak ölçülebilir olmasına karşın müteşebbisin verimliliği üretim süreci başlamadan belirlenemez. Çünkü girişimcinin geleceği görme gibi bir analizinin olmasına karşın içinde riskleri barındıran durumları da mevcuttur. Bu yüzden girişimci ruhun verimliliği ancak üretim süreci bittikten sonra ortaya çıkar (İçke, 2014:21).

Schumpeter iktisadı iki bölüme ayırmaktadır. Birincisi statik iktisattır. Statik iktisatta emek, ücret, doğal kaynaklar ve rant önemlidir. İkincisi dinamik iktisatta ise girişimcinin teşebbüs gücü önemlidir. Çünkü girişimci üretimde sürekli yenilikler peşinde olduğundan ve yeni piyasalar aradığından beraberinde dinamikliği de taşır. Yenilik olmadan ekonomik büyüme, girişimci olmadan teknik yenilik ve kredi olmaksızın da girişimci ortada olmaz (Turanlı, 2011:169).

Bir ülkenin siyasi yönünün güçlü olması için bürokrat nasıl önemliyse ekonomisinin gelişmesinde, rekabet gücünün artmasında ve yeniliklerin ortaya çıkmasında girişimcinin rolü o denli önemlidir. Girişimci aynı zamanda bir lider konumundadır. Fikirleriyle toplumu şekillendiren, yön veren ve yaratıcılığıyla topluma fayda sağlayan sınırlı sayıdaki insan kapasitesidir.

Bir ülkedeki girişimci sayısının fazla olması toplumun ekonomisi ile yakından ilişkilidir. Eğer ekonomik refah içinde bir yaşam biçimi mevcutsa girişimci sayısının oranı da artabilir. Günümüzde ekonomik gücü gelişmiş ülkelerde girişimci oranının bu denli artış göstermesi aslında refah düzeyinin yüksek olmasından kaynaklanmaktadır.

Yenilik Teorisi

Yenilik kavramıyla alakalı bütün akademik çalışmalarda Schumpeter ’in adı geçmektedir. Schumpeter ‘i bu kadar önemli yapan neden ise makro ekonomik denge analizinde eksik istihdamın olduğu, mucidin ortaya koyduğu icadın yenilikçi tarafından üretim biçimine kanalize edilmesi ve tam istihdam denge düzeyine bu şekilde varılacağını ifade etmesidir.

Schumpeter ‘in ekonomik yaklaşımında icat ile yenilik aynı anlamda değildir. Ona göre kalkınmanın taşıyıcısı mucit değil, yenilikçidir. Yenilikçi eğer mucidin fikrini kullanmazsa gerek firma gerekse makro ekonomi açısından kalkınmanın itici gücü olmaz (Demir, 1995:10). Bir başka ifadeyle icatlar bir takım düşüncelerin piyasaya girmeden önceki halidir onu üretim faktörlerine aktaran ekonominin dinamosu yenilikçidir (İçke, 2014: 19).

Tarihsel olarak birçok yenilik ortaya çıkmıştır. Bu yenilikler insan yaşamını kolaylaştıran bir takım icatlardır. Matbaanın icadı, pusulanın kullanımı, buharlı makinelerin icadı, fordist üretim sisteminin ortaya çıkması, bilgi ve teknolojinin gelişmesi, internetin yaygınlaşması ile birlikte gelecekte ortaya çıkacak olan nesnelerin interneti, cobot üretim sisteminin yaygınlaşması gibi uygulamalar genellikle mucitlerin ortaya koyduğu yenilikçilerin desteklediği ve destekleyeceği projelerdir (Haykır Hobikoğlu, 2011:293).

Schumpeter ‘e göre kapitalist sistemin çökmesi ancak yeniliklerin sürekli hale gelmesiyle gerçekleşecektir (Dolanay, 2009:178). Günümüzde AR-GE yatırımları ile patent ve lisans uygulamalarının yaygınlaşması küresel rekabeti hızlandırdığı gibi yeni pazarlar bulma anlayışını da gündeme taşımıştır.

Schumpeter beş tür yenilikten bahsetmektedir;

– Piyasada olmayan yeni bir ürünün üretilmesi veya mevcut ürünün geliştirilmesi,

– Yeni bir üretim tekniğinin keşfedilmesi sonucu uygulanabilmesi,

– Yeni pazarların bulunması veya pazara uygun üretimin yapılması,

– Üretimde kullanılan sanayinin yeniden dizayn edilmesi,

– Üretimin girdisi olan bir hammaddenin daha kolay elde edebilecek alternatiflerinin bulunması  (Demir,1995:11).

Yaratıcı Yıkım ve Kapitalizm Teorisi

Schumpeter ’e göre ekonomik büyüme ve kalkınmanın gerçekleşmesi ancak yeniklerin üretim süreci içerisinde kullanılmasıyla ortaya çıkabilir. AR-GE faaliyetlerin yüksek maliyeti her üretici açısından mümkün olmamaktadır. Bu yüzden toplum içerisinde ortaya çıkan bazı monopol firmalar tarafından bu yatırımlar gerçekleştirilebilir. Bir yandan ekonomik gelişmeyle birlikte refah düzeyi artarken diğer taraftan monopol firmaların ortaya çıkması kabul edilebilir bir öngörü olmaktan çıkarmaktadır. İşte bu düşünceye ‘Yaratıcı Yıkım’ teorisi adı verilmektedir (Demir, 1995:13).

Shumpeter döneminde ortaya çıkan Ford, Standard Oil, IBM gibi monopole ulaşan firmaları desteklemektedir. Ona göre bu firmalar bir yandan monopol olmasına rağmen bir yandan da yeniliğe büyük yatırımları olan firmalardır (Skousen, 2014:438). Bu firmaların küresel rekabette karşı durulmaz olması aslında o ülke ekonomisinin gücünü göstermektedir. Günümüzde ABD menşeli şirketlerin yenilik maliyetleri birçok azgelişmiş ülke ekonomilerine denk sayılacak örneklerdir.

Schumpeter ‘in 1942 yılında yazdığı “Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi” adlı eserinde kapitalizmin bir gün muhakkak çökeceğini ve çöküşü de kendi kendine yapacağını ifade etmektedir. Kapitalizm ile ortaya çıkan refah artışının elbet bir gün sınırsız insan ihtiyaçlarını karşılayacağını öne sürmektedir. Kapitalist sistemin çökmesiyle birlikte sosyalizm kendiliğinden ekonomi içerisine yerleşecektir. Çünkü devlet öngörüsüne bağlı sosyalizm, üretimi sınırlı hale getirecek ve sınırsız ihtiyaçları dizginleyecektir (Demir, 1995:16)

Sonuç

20. yy ‘in önemli iktisatçılarından sayılan J.A.Schumpeter ‘in ortaya koyduğu teoriler günümüzde de tartışılmaktadır. Dönemi itibariyle ortaya çıkan 1929 Krizi ve krize çözüm önerileri sunarak devrim yapan Keynesyen iktisat onu ikinci planda gösterse de özelikle 1980 ‘lı yıllarda ortaya çıkan “Arz Yönlü İktisat” onun görüşlerini popüler hale getirmiştir.

Günümüzde büyük öneme sahip girişimci ruh ve inovasyon süreci hemen hemen ekonominin tüm kanallarına dahil edilmiştir. Çok uluslu şirketler, Devlet müdahalesiyle yapılan kamu iktisadi teşebbüsler, melek yatırımcılar ve endüstri-hizmet sektörleri bunlardan sadece birkaçıdır.

Schumpeter ‘in ortaya attığı kapitalizmin çöküşe geçeceği görüşü henüz tam olarak ortaya çıkmamasına rağmen sosyalizmin ekonomiye yayılacağı öngörüsü rafa kalkmıştır. Çünkü kapitalist düzen henüz piyasaları doyuramamıştır, refah düzeyi dünya geneline yayılmamıştır ve insan ihtiyaçları doyumsuzluğuyla devam etmektedir.

Kaynaklar

Demir, Ö. (1995). Joseph Alois Schumpeter: Hayatı, Eserleri ve Katkıları. A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi , 50 (1-2), 1-22.

Dolanay, S. S. (2009). Schumpeter Sisteminde Yenilikler, Ekonomik Gelişme ve Devresel Hareketler. Uluslararası İktisadi ve İdari İncelemeler Dergisi , 1 (2), 171-182.

Durusoy, S. (2008). İktisat biliminin yeri ve yöntemi neden sorgulanıyor? Uluslararası İnsan Bilimleri Dergisi , 5 (1), 1-23.

Haykır Hobikoğlu, E. (2011). Yeni Ekonomide Konjüktür Dalgalanmaları Bağlamında Schumpeterci Yaklaşım ve İnovasyon İlişkisi (Cilt 43). Sosyoloji Konferansları Dergisi TÜBİTAK-ULAKBİM.

İçke, M. A. (2014). Schumpeter ve Yeniliklerin Finansmanı. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi , 11 (1), 17-38.

Skousen, M. (2014). İktisadi Düşünce Tarihi-Modern İktisadın İnşası. İstanbul: Adres Yayınları.

Turanlı, R. (2011). İktisadi Düşünce Tarihi. İstanbul: Bilim Teknik Yayınevi.

Cevap Ver

Yorumunuzu yazınız!
adınızı yazın