Avrasya Jeo-Ekonomisi

2
244

Avrasya kavramı yer olarak; eski Sovyet Rusya’sı olarak geçmişte tabir edilse de günümüzde Avrupa’yı da içinde barındıran Orta Asya ve çevresi olarak gösterilir.

1904 yılında John Mackinder tarafından yazılan bir eserde “Orta Asya dünyanın kalbi”dir nitelendirmesi bölgenin jeopolitik açıdan önemli olduğunun göstergesidir. Özellikle İngiltere açısından “Avrasya Bölgesine hakim olan dünyaya hakim olur” düşüncesi dönem itibariyle büyük önem taşımaktadır. Bölgenin önemli olması altındaki yatan neden ise ele geçirilemez olduğu, hammadde açısından bol, toprak açısından verimli, nüfus açısından önemli olduğu görüşünü savunmaktadır.

1917-1990 yılları arasında bölgeye hakim olan ülke SSCB’dir. Bölge belli denetim altında tutulsa da bölge yayılma aşamasına geçmek istemektedir. Bu dönemde yapılan alt yapı çalışmaları nedeniyle bölgenin kontrolü eskisi kadar olmasa da Rusya denetimindedir. Rusya bölgede Entegrasyonu sağlamaya çalışmaktadır.

Çin‘in için Avrasya bölgesi günümüzde önemlidir. Bölgenin yer altı kaynakları ve Jeopolitik açıdan yakın olması Çin’in bölge üzerine ekonomik politikalar gerçekleştirme ve bölgeyi elde etme görüşü hâkimdir.

AB’nin “TRACECR” isimli projesi Avrasya bölgesini etkileme görüşü içermektedir. Gerek bölgenin yer altı kaynakları Avrupa açısından önemli görünse de “Rusya”yı bölgeden diskalifiye etme görüşü içermektedir. Ama bölgenin deniz yoluna açık olmaması ve karasal olarak uzak olması bu ekonomik projelerin ertelenmesine neden olmaktadır.

Bölgedeki Entegrasyon ekonomik örgütler

  • Avrasya Ekonomik Birliği (EEU) (2015)

Rusya, Kazakistan, Türkmenistan, Beyaz Rusya, Kırgızistan, Belarus, Ermenistan ülkeler aracılığıyla AB ’e benzer bir ekonomik işbirliği kurmaya yönelik teşkilattır. Tek Para sistemi, Tek Tip Enerji kullanımı, Gümrük birliği gibi uygulamaları olsa da bu uygulamalar anlaşmazlıklara neden olmaktadır. Teşkilatta önemli olan Rusya ‘in hegemonyasını ekonomik olarak sürdürmeye yönelik bir yapılanma olsa da bölge ülkelerinin de gelişmesine ve Entegrasyonuna neden olmaktadır.

  • İpek Yolu Ekonomik Kuşak (SREB) (2015)

Çin tarafından ağlar şeklinde Dünya’ya yayılma anlayışı üstüne kurulmuştur. Orta Asya bölgesini kullanarak farklı şekillerde Avrupa Bölgesine ulaşma maliyetlerini azaltma ve güvenli bir ticaret yolu oluşturma üzerinedir. Bu yollar aşağıdaki oklar ile güzergâhları belirlenmiş projelerdir.

Çin –> Kazakistan –> İran –> Türkiye –> AB

Çin –> Kazakistan –> Azerbaycan –> Hazar Denizi –> Gürcistan –> Romanya –> AB

Çin –> Kazakistan –> Rusya –> Polonya –> AB

Çin –> AB (Denizyolu)

  • Bir Kuşak Bir Yol Projesi (OBOR)

Çin’in yukarıdaki güzergâhlara benzer şekilde oluşturduğu bir diğer projedir.

Enerji Projeleri

  • Dünyada ki Petrol rezervlerinin %4 ‘ü, Gaz rezervlerinin %7 ‘i Avrasya bölgesinde bulunmaktadır.
  • 2000’li yıllardan itibaren Kazakistan’dan Çin’e Petrol boru hatları ile Türkmenistan’dan Çin’e Gaz taşınmaktadır. Bakü Petrolleri Ceyhan üzerinden Akdeniz’e taşınmaktadır.
  • ABD’nin TAPİ (Türkmenistan, Afganistan, Pakistan, Hindistan) Boru hattı Projesi gerçekleşmemiştir.
  • • 1996 yılında SCO (Şangay İşbirliği Örgütü), Rusya, Çin, Kazakistan, Tacikistan, Beyaz Rusya tarafından kurulmuştur. Günümüzde Özbekistan, Hindistan(2017), Pakistan(2017) bu ülkelere dâhil olmuştur. 2017 yılında Enerji Projesinin Başkanlığını Türkiye yapmıştır.

2 Yorum

  1. Türkiye’nin mevcut bir jeo-ekonomik projesi henüz yoktur. Gerek yeraltı kaynağı bakımından gerekse ekonomik olarak bir projesi yoktur.
    Sadece Bakü-Ceyhan boru hattı gibi benzer birkaç proje ile “ABD jeo-ekonomik projeleri” üzerinde bulunan bir devlettir. Bunun bir başka açılımı Rusya devletinin Karadeniz üzerinden AB götürmeye çalıştığı doğalgaz hattının icerisinde yer almaktadir. Türkiye eğer jeoekonomik güç olacaksa önce Neomerkantalist politikalar uygulamalıdır.

  2. Aslına bakarsanız Avrasya’dan ziyade Türk jeo ekonomisini incelemek gerekir. Öyle ki Türk birliği bundan daha büyük olabilecek bir potansiyele sahiptir.

Cevap Ver

Yorumunuzu yazınız!
adınızı yazın